GK Game News - шаблон joomla Продвижение
Menu



       

Hukuk fakültelerinin işi zor: Dekanlıklar öğrencilere yanıt veremedi

Komünist Gençlik'in hukuk fakültelerine yönelik olarak yayımladığı ve iki gün boyunca yetkililere elden ulaştırdığı "sessizliği bozma" çağrısı yanıtsız kaldı. Bazı fakültelerde yetkililer öğrencilerden kaçarken, yapılabilen görüşmelerde hükümet korkusuna mazeretler sıralandı.
Hukuk fakültelerinin süregelen sessizliğini bozması ve topluma dönük sorumluluğunu yerine getirmesi düşüncesiyle, Komünist Gençlik'in dekanlıklara yaptığı çağrı yetkililere zor anlar yaşattı. "Bu gerici dayatmaların artık hukuksal anlamda da bir intihara dönüştüğü, suçun toplumsal zeminini güçlendirdiği ortadadır. Bu yasa önergesine sessiz kalmanın, bu insanlık suçuna karşı çıkmamanın, Hukuk Fakülteleri'nin varlığını ve gerekliliğini sorgulatır bir ayıp olacağı unutulmamalıdır." denilen ve pazartesi günü yayınlanan çağrı iki gün boyunca dekanlıklara elden ulaştırıldı.

Öğrencilerin AKP yandaşı idare tarafından muhatap alınmadığı, dekanların yönetsel görevlerini yerine getirmek üzere dahi uğramadığı bazı üniversitelerde, çağrı fakülte sekreterlerine bırakılırken, görüşme yapılabilen hukuk fakültelerinde yanıt olumsuz oldu. En çarpıcı örnek ise Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden geldi. 

Kocaeli Hukuk Fakültesi: Akademik yeterliliğimiz yok

Dekanın hukukçu olmadığı Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde komünist öğrencilerin sessiz kalmama çağrısına fakülte sekreterliğinin yanıtı "akademik yeterliliğine sahip kadromuz yok" oldu. Bunun üzerine Hukuk Fakültesi Dekanı ve Çalışma Ekonomisi öğretim görevlisi Abdulkadir Şenkal ile görüşen öğrenciler benzer bir yanıt aldılar. Şenkal kendisinin bu konuda görüş belirtemeyeceğini ve "akademik olarak bu alanda yeterli olmadığını" söyledi.

Yandaşlara boyun eğmeyeceğiz

Konu üzerine Komünist Gençlik üyesi ve Hukuk Fakültesi öğrencisi Umutcan Koca, "Yasa tasarısının geçmesi durumunda 18 yaşından küçük çocukların evlendirilmesine olanak sağlayacak ve cinsel istismar suçlarının ertlenmesi ya da iptali gibi sonuçlar doğuracaktır." açıklamasını yaptı. "Pedagojik olarak da çocukların evlendirilmesinin başlı başına cinsel istismar" olduğuna dikkat çeken Koca, "bu yasa çocuk istismarını normalleştirmektedir." dedi.

Umutcan Koca sözlerini şöyle sürdürdü: 

AKP iktidarının böyle bir yasanın peşine düşmesinin bir nedeni var. Zira eteği kısa diye tecavüz edip öldürenler, 8 yaşındaki kız çocuklarını evlendirenler, şort giydiği için bir kadına tekme atıp hareketin İslam hukukuna uygundur gibi akıl dışı sözler sarf edenler ile bu yasa tasarısını önerenlerin ortak bir paydası var. Bu yobaz sürüsü ve AKP, aynı gericiliğin seçmen kitlesi ve siyasi aktörüdür. Bizler geleceğin hukukçu adayları olarak bugün fakültemizde yapılmayanı yapacak, bu yasa tasarısının ne anlama geldiğini ifşa edecek buna karşı mücadele edeceğiz. Bu sapkın tavırları “ailelerin mağduriyetinin giderilmesi” olarak sunan yandaşlara boyun eğmeyeceğiz.

Ankara Üniversitesi topu muhalefet partilerine attı

Ankara Üniversitesi’nde Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı tarafından kabul edilen Komünist Gençlik üyelerinin sessiz kalmama çağrısına, “genel eğilimlerinin AKP önergesine karşı olduğu ama buna karşı tepkinin muhalefet partileri tarafından sergilenmesi gerektiği” yanıtı verildi. Sorulara yanıt vermekten kaçınan ve kamuoyunu aydınlatmaya dönük bir toplumsal sorumluluk hissetmediği anlaşılan dekan yardımcısı, “ülkede derin bir siyasi karmaşa varken, zamanlamanın manidar olduğunu düşündüklerini” söyledi.

‘Sorumluluktan kaçamazlar’

Dekanlıkla görüşmenin ardından açıklama yapan Komünist Gençlik üyesi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Hakan Çimendere, "Çıkarılan bu yasalar ülkedeki tüm hukuk fakültelerini, hukuk fakültelerinde okuyan öğrencileri ve hukukçuları bağlamaktadır. Ne kadar kaçmaya ve gizlemeye çalışsalar da geleceğin hukukçularına ve tüm Hukuk Fakülteleri yönetimlerine burada büyük bir sorumluluk düşüyor.” diye konuştu.

“Çıkarılan gerici yasalar okullarımızdan bağımsız değerlendirilemez. Biz Komünist Gençlik ve geleceğin hukukçuları olarak ne okulların susturulmasına ne de tacizin, tecavüzün, çocuk gelinlerin önünün açılmasına izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullanan Çimendere, “Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri olarak üniversite idaresinin sorumluluğunu yerine getirmesini talep ettiklerini” belirtti. Çimendere açıklamasını şu sözlerle noktaladı: Aksi halde bulunduğumuz binanın önünde 'Hukuk Fakültesi' yazması burayı bir okul haline getirmeyecektir.

M.Ü. Hukuk Dekanlığı şaşırtmadı

Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde okuyan Komünist Gençlik üyesi öğrenciler de bugün dekanlığına giderek kamuoyunu meşgul eden cinsel istismara ilişkin yasa tasarısı hakkında bir açıklamada bulunulup bulunulmayacağını sordu.

Dekanın vakit ayıramayacağını belirtmesi üzerine dekan yardımcısıyla görüşebilen öğrenciler hukuk fakültesi dekanlıklarının toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini, sessiz kalmanın durumu meşrulaştırmak anlamına geleceğini belirtti. Buna karşın “kurumların siyasete karışmaması gerektiğini” belirten dekan yardımcısı, “kişisel olarak duruma tepkili olduğunu ancak dekanlığın bu konuya ilişkin açıklama yapmasının yanlış olacağını” söyledi.

“Mevcut şartlarda” böyle bir açıklamanın “gereksiz” olacağını iddia eden dekan yardımcısı, “herkesin kendi işini yapması gerektiğini, siyasetle ilgili konuşmanın doğru bir tavır olmayacağını” belirtti. “Konunun siyasi ve toplumsal bir mesele olduğunu bunlarla birlikte insani yanının da bulunduğunu” söyleyen öğrenciler, dekanlığa toplumsal sorumluluğunu hatırlattılar ve hukuk fakültesi öğrencilerinin bu tepkisizlikten rahatsızlık duyduğunu dile getirdiler. Buna rağmen açıklama yapmanın doğru olmayacağını tekrarlayan dekan yardımcısına, Komünist Gençlik’in hukuk fakültesi dekanlıklarına yaptığı çağrı metni teslim edildi.

Marmara Üniversitesi Dekanlığı Haydarpaşa Kampüsünün hukuksuz bir şekilde devredilmesine karşı da bir duruş sergilememesiyle öğrencilerin tepkisini çekmişti.

Dokuz Eylül ve Çukurova Hukuk’ta dekan öğrenci kabul etmiyor

Çukurova Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültelerinde çağrıyı iletmek üzere fakülte sekreterliğine giden öğrencilere sekreterliğin yanıtı “dekan öğrenci kabul etmiyor” oldu. Ülke, altında iktidar partisinin imzasını taşıyan büyük bir hukuk skandalına sahne olmak üzereyken, dekanı daha önemli işlerle uğraştığından açıklama yapamayan bu fakültelerin yanıtı “açıklama yaparsak yayınlanır” oldu.

GSÜ Hukuk Fakültesi: Daha neyin açıklaması!

Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde Dekan Necmi Yüzbaşıoğlu’na ve dekan yardımcısına Komünist Gençlik’in çağrısını ileten öğrencilere, “önergenin çok kötü bir dille yazıldığı, biçim açısından çok kötü olduğu, hatta böyle bir önergenin hiç sunulmamış olması gerektiği” açıklaması yapıldı. Öğrencilerin dekanlığın açıklama yapıp yapmayacağını sorması üzerine, “yasa tasarısı zaten komisyona geri çekildi, daha neyin açıklamasını yapacağız?!” yanıtı verildi. Tasarının komisyonun ardından yeniden meclisin gündemine AKP tarafından taşınacağını ve amacının belli olduğunu söyleyen öğrencilere, “teşekkür” edildi.

Öte yandan, Hukuk Fakültesi öğrencilerinin gün içinde üniversiteye astığı “AKP elini çocuk bedeninden çek! Tecavüz yasasına hayır!” yazılı pankarta üniversite idaresi tarafından anında sansür uygulandı. Sansürün gerekçesi olarak üniversite üzerindeki emniyet baskısı gösterilerek, pankartın üzerinde “AKP” yazan kısım siyah bantla kapatıldı.